Klavye ve Kablo

Doğru Klavye Yazı Pozisyonu ve Ayarlaması

Bileğimdeki ağrıyı ilk fark ettiğimde suçu klavyeye atmıştım. Yeni bir model aldım, sonra bir tane daha, arada bilek desteği denedim; ağrı azalmadı. Sorunun klavyede değil, klavyenin nerede durduğunda olduğunu anlamam neredeyse bir yılımı aldı. O yüzden bu yazıda donanım tavsiyesinden çok, masanın üstündeki o birkaç santimden bahsedeceğim.

Asıl sorun ne?

Klavye başında geçirilen sürede el ve bileğin doğal duruşundan ne kadar saparsak, tendonlar o kadar zorlanıyor. Üç sapma tipi var ve büyük ihtimalle üçünü birden yapıyorsunuz:

Bir de dördüncüsü var ki en sinsisi: omuz. Klavye çok uzaktaysa kollarınızı öne uzatırsınız, omuz ve boyun günün sonunda taş kesilir. Ergonomi tartışmaları hep bilekte kalıyor ama benim en çok fayda gördüğüm değişiklik omuz hizasıyla ilgiliydi.

Doğru ölçüler: nereden başlamalı

Kesin bir "herkes için 68 cm" rakamı yok, çünkü belirleyici olan masanın değil sizin dirseğinizin yüksekliği. Yaptığım sıralama şu:

  1. Önce sandalye. Ayaklar tam yere bassın, uyluk yere paralel olsun. Ayaklar boşta kalıyorsa altına bir şey koyun.
  2. Sonra dirsek. Kollar yana sarkıtılıp dirsek 90–100 derece bükülünce, ön kol yere yaklaşık paralel olmalı. Klavyenin tuş yüzeyi işte tam bu hizada ya da bir tık altında olmalı.
  3. Sonra masa. Masa yüksekse ya sandalyeyi yükseltip ayaklığa geçin ya da klavye tepsisi düşünün. Masa alçaksa altına takoz.
  4. En son klavye. Gövde masaya 10–15 cm mesafede dursun, klavye de omuz genişliğinde ve gövdenin tam ortasına hizalı olsun. Numpad'i olan klavyelerde "ortası" harf bölgesinin ortasıdır, klavyenin fiziksel ortası değil.

Ergonomik klavye konumu dediğimiz şey aslında bu zincirin sonucu. Klavyeyi tek başına ayarlayıp gerisini bırakırsanız kazandığınızı başka yerden kaybediyorsunuz.

Klavye açısı: üç seçenek, üç farklı his

Buradaki en yaygın hata arka ayakları açmak. Klavyeler o ayaklarla geliyor diye doğru olduğunu sanıyoruz; aslında o tasarım tuşları görmek içindi, dokunarak yazan biri için değil.

AçıNasıl olurBilek durumuKime uygun
Pozitif (arka yüksek)Klavyenin arka ayakları açıkBilek yukarı kırılır, en zorlayıcı seçenekTuşlara bakarak yazanlar dışında kimseye
Düz (0 derece)Ayaklar kapalı, klavye masaya yatıkKabul edilebilir, çoğu kişi için yeterliMasa yüksekliği doğruysa herkese
Negatif (ön yüksek)Klavye öne doğru eğik, genelde tepsiyle veya ön altına takozlaEn doğal duruş, bilek hafif aşağı bakarUzun süre yazanlar, ağrısı başlamış olanlar

Ben masada düz kullanıyorum, ama negatif eğimi bir ay denediğimde günün sonundaki gerginliğin belirgin şekilde azaldığını gördüm. Negatif eğim için özel bir aparat şart değil; klavyenin ön kenarının altına ince bir çıta koymak bile fark yaratıyor. Yalnız bu durumda klavye kayabiliyor, altına kaymaz bant gerekiyor.

Klavye profili de işin içine giriyor. Yüksek gövdeli mekanik klavyelerde tuş yüzeyi masadan 3-4 cm yukarıda kalabiliyor ve bu tek başına bileği kırdırmaya yetiyor. Low-profile switchli modellerin ergonomi tarafındaki asıl avantajı da bu: gövde alçaldıkça bilek daha az kalkıyor. Mekanik klavye türlerini karşılaştırırken sesi ve tuş hissi kadar gövde yüksekliğine de bakmakta fayda var.

Bilek desteği: kullanılır mı?

Kullanılır ama adı yanıltıcı. O ped bilek için değil, avuç içinin alt kısmı için. Bileği oraya gömüp saatlerce sabit tutarsanız faydadan çok zarar görürsünüz. Ben yazarken ellerimi havada tutuyorum, sadece duraklarken avucumu pede bırakıyorum. Pedin yüksekliği de klavyenin ön kenarıyla aynı hizada olmalı; daha kalın bir ped bileği yine yukarı kaldırır.

Fare de denklemin parçası

Klavyeyi mükemmel ayarlayıp fareyi numpad'in sağına, otuz santim öteye koyarsanız sağ omuz sürekli dışa açık çalışır. Ben tam da bu yüzden tenkeyless bir klavyeye geçtim ve fare kolumu belirgin şekilde içeri çektim. Numpad'e ihtiyacı olanlar ayrı bir blok alıp sol tarafa koyabilir; garip görünüyor ama işe yarıyor.

Benim önerdiğim sıralama