Bileğimdeki ağrıyı ilk fark ettiğimde suçu klavyeye atmıştım. Yeni bir model aldım, sonra bir tane daha, arada bilek desteği denedim; ağrı azalmadı. Sorunun klavyede değil, klavyenin nerede durduğunda olduğunu anlamam neredeyse bir yılımı aldı. O yüzden bu yazıda donanım tavsiyesinden çok, masanın üstündeki o birkaç santimden bahsedeceğim.
Klavye başında geçirilen sürede el ve bileğin doğal duruşundan ne kadar saparsak, tendonlar o kadar zorlanıyor. Üç sapma tipi var ve büyük ihtimalle üçünü birden yapıyorsunuz:
Bir de dördüncüsü var ki en sinsisi: omuz. Klavye çok uzaktaysa kollarınızı öne uzatırsınız, omuz ve boyun günün sonunda taş kesilir. Ergonomi tartışmaları hep bilekte kalıyor ama benim en çok fayda gördüğüm değişiklik omuz hizasıyla ilgiliydi.
Kesin bir "herkes için 68 cm" rakamı yok, çünkü belirleyici olan masanın değil sizin dirseğinizin yüksekliği. Yaptığım sıralama şu:
Ergonomik klavye konumu dediğimiz şey aslında bu zincirin sonucu. Klavyeyi tek başına ayarlayıp gerisini bırakırsanız kazandığınızı başka yerden kaybediyorsunuz.
Buradaki en yaygın hata arka ayakları açmak. Klavyeler o ayaklarla geliyor diye doğru olduğunu sanıyoruz; aslında o tasarım tuşları görmek içindi, dokunarak yazan biri için değil.
| Açı | Nasıl olur | Bilek durumu | Kime uygun |
|---|---|---|---|
| Pozitif (arka yüksek) | Klavyenin arka ayakları açık | Bilek yukarı kırılır, en zorlayıcı seçenek | Tuşlara bakarak yazanlar dışında kimseye |
| Düz (0 derece) | Ayaklar kapalı, klavye masaya yatık | Kabul edilebilir, çoğu kişi için yeterli | Masa yüksekliği doğruysa herkese |
| Negatif (ön yüksek) | Klavye öne doğru eğik, genelde tepsiyle veya ön altına takozla | En doğal duruş, bilek hafif aşağı bakar | Uzun süre yazanlar, ağrısı başlamış olanlar |
Ben masada düz kullanıyorum, ama negatif eğimi bir ay denediğimde günün sonundaki gerginliğin belirgin şekilde azaldığını gördüm. Negatif eğim için özel bir aparat şart değil; klavyenin ön kenarının altına ince bir çıta koymak bile fark yaratıyor. Yalnız bu durumda klavye kayabiliyor, altına kaymaz bant gerekiyor.
Klavye profili de işin içine giriyor. Yüksek gövdeli mekanik klavyelerde tuş yüzeyi masadan 3-4 cm yukarıda kalabiliyor ve bu tek başına bileği kırdırmaya yetiyor. Low-profile switchli modellerin ergonomi tarafındaki asıl avantajı da bu: gövde alçaldıkça bilek daha az kalkıyor. Mekanik klavye türlerini karşılaştırırken sesi ve tuş hissi kadar gövde yüksekliğine de bakmakta fayda var.
Kullanılır ama adı yanıltıcı. O ped bilek için değil, avuç içinin alt kısmı için. Bileği oraya gömüp saatlerce sabit tutarsanız faydadan çok zarar görürsünüz. Ben yazarken ellerimi havada tutuyorum, sadece duraklarken avucumu pede bırakıyorum. Pedin yüksekliği de klavyenin ön kenarıyla aynı hizada olmalı; daha kalın bir ped bileği yine yukarı kaldırır.
Klavyeyi mükemmel ayarlayıp fareyi numpad'in sağına, otuz santim öteye koyarsanız sağ omuz sürekli dışa açık çalışır. Ben tam da bu yüzden tenkeyless bir klavyeye geçtim ve fare kolumu belirgin şekilde içeri çektim. Numpad'e ihtiyacı olanlar ayrı bir blok alıp sol tarafa koyabilir; garip görünüyor ama işe yarıyor.