Yayın açıp konuşmaya başladığım ilk günlerde bana en çok gelen yorum "klavyen çok güzel ama seni duyamıyorum" oldu. Kullandığım kart tuşlu, plastik plakalı bir klavyeydi ve mikrofon masanın üstünde duruyordu. Yani ses açısından yapılabilecek en kötü kurulum bendeydi. Aylar içinde hem donanım hem yazılım tarafında bir sürü şey denedim; hangisi ne kadar işe yarıyor, nerede zaman kaybı oluyor, aşağıda tek tek anlatıyorum.
Mekanik klavye ses kaydı derdini çözmeye çalışırken çoğu kişi tek bir problem varmış gibi davranıyor. Halbuki iki farklı yol üzerinden mikrofona giren iki farklı ses var:
Ben ikinci kalemi görmezden geldiğim için haftalarca yazılım ayarlarıyla uğraşıp sonuç alamadım. Mikrofonu masadan ayırmak, tek başına, denediğim tüm yazılım filtrelerinden daha fazla fark yarattı.
Mikrofonu klavyeden uzaklaştırmak yetmiyor; doğru yöne uzaklaştırmak gerekiyor. Kardioid bir mikrofonda arka taraf en az duyarlı bölge. Mikrofonu ağzımın hizasına, klavyenin arka tarafını mikrofonun arkasına gelecek şekilde konumlandırdığımda tuş sesi belirgin şekilde geriledi. Yakın konuşmaya izin veren dinamik mikrofonlar da bu işte kondenserlere göre daha affedici; çünkü kazancı düşük tutup ağza yaklaşabiliyorsun, oda ve klavye sesi otomatik olarak geride kalıyor.
Kalın bir deskmat, klavyenin altına kesilmiş yoğun bir sünger, hatta klavyenin içine eklenen köpük katmanı gövde rezonansını düşürüyor. Klavyeyi kaldırıp masaya vurduğun zaman duyduğun "boş" tınıyı hedef alıyoruz. Ben klavyenin altına 3 mm'lik bir keçe kestim; hem kayma yapıyor hem de darbe sesini yumuşatıyor.
En kalıcı çözüm burada. Sesli switchleri sessiz hale getirmek için o-ring takmak, gövdeye köpük eklemek, stabilizatörleri yağlamak ciddi fark yaratıyor. Yine de tıklamalı bir switch'i tamamen susturmak mümkün değil; sesi üreten şey mekanizmanın kendisi. Yayın için ayrı bir klavye ayırmak, özellikle sessiz lineer switch'li veya low-profile bir model, uzun vadede en az uğraştıran yol oldu bende. Klavye türleri arasındaki farkları bilmek bu seçimi çok kolaylaştırıyor.
OBS içindeki gürültü bastırma filtreleri (RNNoise tabanlı olan, Speex'e göre daha temiz sonuç veriyor), NVIDIA Broadcast benzeri yapay zekâ tabanlı araçlar ve klasik noise gate + expander kombinasyonu üç ana yol. Noise gate'i tek başına kullanmak riskli: eşiği tuş sesinin üstüne çekince cümle sonlarım kesilmeye başladı. Bunun yerine expander kullanıp sessiz anları sertçe kapatmadan bastırmak daha doğal duruyor.
| Yöntem | Uğraş | Etkisi | Yan etkisi |
|---|---|---|---|
| Mikrofonu masadan ayıran boom arm / shock mount | Düşük | Çok yüksek (titreşim sesi) | Ekstra donanım maliyeti |
| Mikrofonun açı ve mesafesini düzeltmek | Çok düşük | Yüksek | Yok |
| Deskmat, altlık, gövde köpüğü | Düşük–orta | Orta | Klavyenin tuşesi biraz değişir |
| O-ring, stabilizatör yağlama | Orta | Orta–yüksek | Tuş kursu kısalır, sökme gerekir |
| Sessiz veya low-profile switch'e geçmek | Yüksek (veya yeni klavye) | Çok yüksek | Maliyet, alışma süresi |
| OBS gürültü bastırma (RNNoise) | Çok düşük | Orta | Sese hafif "boğuk" bir renk katar |
| Expander / noise gate | Düşük | Sadece konuşma aralarında | Yanlış ayarda kelime yutar |
| AI tabanlı gürültü temizleme | Çok düşük | Yüksek | CPU/GPU yükü, bazen yapay tonlama |
| Push-to-talk | Düşük | Kayıtta tam çözüm | Canlı sohbet akışını bozar |