Klavye ve Kablo

USB Hub Bağlantısında Doğru Kablo Kalitesi Seçme

Masamın altında bir yıl boyunca sessizce beni deli eden bir sorun vardı: harici SSD'ye dosya kopyalarken transfer hızı bir anda düşüyor, bazen de disk tamamen bağlantıyı kesiyordu. Diski suçladım, hub'ı suçladım, hatta anakart üzerindeki portları suçladım. Suçlu, hub ile bilgisayar arasındaki 30 santimlik o ucuz kabloydu. Kutudan çıkan, üzerinde hiçbir işaret olmayan, kalem kadar ince bir kablo.

O günden sonra USB hub kablo seçimi konusuna bakışım tamamen değişti. Çünkü bir hub, bağlı tüm cihazların verisini ve gücünü tek bir kablodan geçirmek zorunda. O kablo zincirin en zayıf halkasıysa, arkasına ne bağladığınızın hiçbir önemi kalmıyor.

Sorun aslında nerede başlıyor

Hub kablosunda üç ayrı yük var ve çoğu kişi sadece birini düşünüyor:

Benim durumumda ikisi birden vardı: kablo hem 28 AWG kadar ince güç damarlarına sahipti hem de ekranlaması sadece isimden ibaretti. SSD veri yazarken akım çektikçe gerilim düşüyor, aynı anda sinyal de bozuluyordu.

Kabloları neye göre karşılaştırıyorum

Yıllar içinde birkaç ölçüte indirdim işi. Kutunun üstünde yazmıyorsa ürün sayfasına bakıyorum, orada da yoksa o kabloyu almıyorum.

Ölçüt Kötü İdeal Neden önemli
Güç damarı kalınlığı 28 AWG 22–20 AWG Kalın damar = daha az gerilim düşümü = kopmayan diskler
Veri çifti Belirtilmemiş 28 AWG bükümlü çift + folyo Yüksek hızda sinyal bütünlüğü
Ekranlama Yok / tek kat Folyo + örgü (çift kat) Güç kaynağı, monitör, telsiz fare gürültüsünü keser
Uzunluk 2 m ve üzeri 30–100 cm Her ek santim sinyal zayıflaması ve direnç demek
Konnektör gövdesi Yumuşak plastik, oynak Metal kabuk, gergi bağı Bükülme noktasında kopmayı geciktirir
Etiketleme Sadece "USB 3.0" Hız ve akım değeri açıkça yazılı Üretici sorumluluk alıyorsa test etmiş demektir

Kablo tipleri arasındaki pratik fark

Bir de bağlantı tipi meselesi var. Hub'ınız USB-C ile bilgisayara bağlanıyorsa, kablonun sadece şarj kablosu olmadığından emin olmanız gerekiyor. Piyasadaki USB-C kabloların ciddi bir kısmı yüksek hızlı veri hatlarını hiç taşımıyor; içinde sadece güç ve USB 2.0 damarları var. Telefonu mükemmel şarj ediyor, hub'ı ise USB 2.0 hızına düşürüyor. Bu ayrımın detaylarını USB-C kablo alırken nelere bakılacağını anlattığım yazıda daha kapsamlı ele almıştım, hub kullanıcılarının mutlaka bilmesi gereken bir konu.

USB-A tarafında ise dikkat edilecek şey mavi (veya kırmızı) iç plastik ve dokuz pin. Beyaz iç plastikli, dört pinli bir konnektör görüyorsanız o kablo USB 2.0'dır, gövdesinde ne yazdığı önemli değil.

Benim önerdiğim yol

  1. Kısa tutun. Hub'ı bilgisayara bağlayan kablo için 50 cm çoğu masa düzeni için yeterli. Uzatmaya ihtiyaç duyuyorsanız kabloyu değil hub'ın konumunu değiştirin. Kablo uzunluğu seçimini ayrıntılı anlattığım yazıda da vurguladığım gibi, "ne olur ne olmaz" diye uzun alınan kablolar en sık pişmanlık kaynağı.
  2. Harici besleme olan hub tercih edin. Kablonun kalitesi ne olursa olsun, bilgisayarın tek portundan çekilen akımın fiziksel bir sınırı var. Disk, yazıcı, kart okuyucu gibi cihazları aynı hub'a bağlıyorsanız adaptörlü model alın. O zaman kablonun güç yükü de ciddi biçimde azalıyor.
  3. Kablonun geçtiği yolu temizleyin. Güç kaynağı adaptörünün, monitör kablosunun ve harici hoparlör kablosunun yanından paralel geçirmeyin. Hub kablosunu bunlardan uzak, mümkünse dik açıyla kesecek şekilde yerleştirin. Kablo düzeni konusunda sarılmış kabloları toplama yöntemlerini anlatan yazıdaki mantık burada da işe yarıyor.
  4. Test edin, tahmin etmeyin. Yeni kabloyla harici bir diske 5–10 GB'lık tek büyük dosya yazın. Hız grafiği düz mü, yoksa testere dişi gibi mi? Testere dişi ise kablo veya hub şüphelisi. Aynı testi doğrudan anakart portundan yapıp karşılaştırın.
  5. Yedek bir referans kablo bulundurun. Kaliteli olduğunu bildiğiniz bir kabloyu ayrı tutun. Bir sorun çıktığında ilk hamle onu takmak olur; teşhis süresi dakikalara düşer.

Bir de dock kullananlar için ek not: dock'lar hub'lardan daha aç cihazlar, çünkü aynı kablodan